gulnihalertugrul
Featured Düşünmeyeceğim, yazdım gitti...

Düşünmeyeceğim, yazdım gitti...

Sabiş'in anlattığı bir fıkrayı aklımda kaldığı kadarıyla yazacağım...

Kocası yatakta dönüp duruyor, bir türlü uyuyamıyor, dayanamıyor soruyor,
- Neyin var İzhak? neden uyuyamıyorsun?
-Yosef'e 500 borcum var, onu yarın ödemem gerekiyor ama param yok...
-Aman... Uykunu kaçıran bu mu? Ben şimdi onu  hallederim diyerek pencereyi açıyor ve  karşı pencereye sesleniyor...
-Yosef... Yosef...
Yosef telaşla pencereyi açınca;
-İzhak yarın sana borcunu ödeyemeyecek...diyerek pencereyi kapatıyor ve diyor ki,
-Şimdi Yosef düşünsün dursun, uykusu kaçsın, uyu sen kocacım...

Lan elim gidiyor geliyor, yazsam mı, yazmasam mı? Kaç yaşında kocakarısın, böyle de ulu orta kızgınlıklarını yazma, aman millet kırılmasın,şimdi durduk yere üstüne alınan arkadaşların da olur diye diye kıvrandım durdum... İçime ata ata göbeğim büyüdü be...Zaman zaman söylerim, kavgalı insanlardan, mutsuz ve sızlanan insanlardan uzak dururum. Ancak mutlaka bir köşebaşında durur böyleleri ve yakaladıkları taze kanları emer, mutsuzluklarını kusar, nefret zehirlerini üzerinize sıçratmaya çabalarlar... Uzak durursunuz, sessiz kalma hakkınızı kullanır, hatta iplemezseniz, kapıdan giremiyorlarsa,
e-postanıza, Facebook sayfanıza mesajlar döşenirler. O da yetmez söyleyecekleri bitmez WhatsApp'dan bile kusarlar, ancak ağızlarından çıkanların kıvamı, k.çlarından çıkanla aynıdır...

Prensiplerimle, biraz baskın, tok sözlü denilebilecek karakterde, pozitif ve güleç yüzümle barışçı, hiç kavgacı değilim. Bu kadar uyumlu olmaya dikkat ederken kuyruğuma basılır, bıçak kemiğe dayanırsa, Allah yarattı demem, hatta icap ediyorsa itin g.tüne sokarım...Yaparım !...

Tamam... okuyorsun, mimar, mühendis, doktor moktor oluyorsun da, adam olmanın  okulu yok be kuzum.

Facebook'da bir fotomu görüp, göbeğim hakkında mesaj yazan, hayranım  eski iş arkadaşımın yorumunu iplemeyip, cevap vermeye tenezzül etmedim. Aslında kendime sinirlendim, 40'ımdan sonra her yıla 2 kilo eklendi göbeğime, belime. Kadın cevap mevap yazmıyor,seni de hayatına sokmuyor, bir sussana adam, bir anlasana!... Ancak bir başladı mı, çorap söküğü gibi ardı sıra geliyor bazen, birbirine eklenip daha da sinir olmama sebep oluyor...Susuyorum, susuyorum... Bu sefer susmayacağım... Nihayetinde kimseye karışmadan kızımla kendi halimde, hayallerimi gerçekleştirme umudu ile yaşayıp gidiyorum...Ne kimseyi kıskanıyor, ne harisçe eleştiriyor ne de yarışıyorum... kendi yağımla kavrulurken ben;

Benim kiloma laf söyleyeceksen, senin g.tün göbeğin benden büyük olmayacak kardeşim...

Evet şu aralar işsizim. İşim kendime bir iş bulmak...İş konusunda bana akıl veriyor ve beni eleştiriyorsan, en azından, kendi işini batırmamış olacaksın...

21 senedir mimarım ama herkes benden daha mimar...O zaman; bana danıştığında verdiğim akıllarla, ben daha iyisini yaparım dedikten sonra eline yüzüne bulaştırmayacaksın...

Aileme,eski kocama, sevgilime laf söylemeyeceksin. Söylersen itin g.tüne gireceğini bilerek söyleyecek, aklının basmadığı şeylere (sevgi, şefkat, bağlılık, kardeşlik) yorum yapmayacaksın...

Beni huysuz ve gıcık olarak sıfatlandıracaksan, aylarca-yıllarca sana hayranım, sevgilim ol, evlen benimle diye peşimden koşmayacaksın...Neden olmadığını düşünecek, takkeyi önüne koyacaksın kardeşim. Aklımı başımdan alamadığını, ayaklarımı yerden kesemediğini bilecek, paşa paşa kendi yoluna gideceksin...

Üstümde başımda gördüklerini beğenip, pazardan alınmış oluklarını söylediğimde, neden sen giyince güzel oluyor bende böyle durmuyor diye hayıflanmayacaksın, kendi güzel yönlerini keşfedip, sen olacaksın...Ben "Benim".

Ailece  görüşüyorsak, bana koca bulmaya, yanıma birini yakıştırmaya (hatta ortak arkadaşımıza beni yamamaya) kalkmayacaksın... Eğer beni tehlike olarak görüyorsan, kocandan sakınıyorsan, beğendiğim tiplere, sevgilime ve hatta eski kocama bak... Hiç senin kocana benziyorlar mı?

Onun yaptığı işi bende yapıyorum, ona ne gerek var diye arkamdan dedikodu yapıp, işimden ettikten sonra, yüzüme gülmeyeceksin, arayıp lütfen görüşmeye devam edelim demeyeceksin. Benim gibi, meslekte 25.inci senende aklına geleceğim bilesin...
 
 
Güzel olduğumu ben gayet iyi  biliyorum. Güzel olduğumu yüzlerce kere söyleyerek bunaltmayacaksın. Ki...bu yolla beni "götürebileceğini" hiç düşünmeyeceksin...
Aklımı çelebileceksen konuşacaksın, aksi takdirde sözlerin, bir kulaktan öteki kulağa ...

Benim yaptıklarıma öykünüp, benim gibi olmaya çalışmayacaksın... Eleştirildiğinde ise; Kimse Gül'e bişey söyleyemiyor demiyeceksin... ben benim hayatımı yaşıyorum, sense seninkini...

Amannn sonrada diyorum ki, iyilikle dünya dönmüyor bak! Her yerde savaş, kavga, kıskançlık, hırs ve para... 10-20 katlı apartmanlarda dolaşıp duran elektrik akımlarının yarattığı gerilim, su borularının yarattığı titreşim, klozetlerden aşağılara akıp duran dışkılar, bulaşık, çamaşır makinaları, televizyonlar, telefonlar, internet için kablosuz bağlantılar, içilen sigaralar...Ve bunun üzerine yüklenen kozmik ışınlar... Yüklenip yüklenip boşalamayan insanlar...

Ne bekliyorsun ki?

Leave a comment

Make sure you enter all the required information, indicated by an asterisk (*). HTML code is not allowed.

Nilüfer Sætrevik